TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa’da başladı. Selçuk Bayraktar, festivalin ‘biz yapamayız’ diyen anlayışa başkaldırı olduğunu belirterek, gençlerin teknoloji alanındaki başarılarına vurgu yaptı.
Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğünde düzenlenen festivalin iletişim paydaşlığını TRT üstleniyor.
TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, açılış konuşmasında Şanlıurfa’nın medeniyetin filizlendiği topraklar olduğunu belirterek, festivalin yeni bir geleceğin inşası anlamına geldiğini söyledi.
Bayraktar, 2018’de başlayan TEKNOFEST’in büyük bir teknoloji hareketine dönüştüğünü vurguladı. Festivalin 81 ilden ve 97 ülkeden gençleri bir araya getirdiğini belirten Bayraktar, 62 farklı alandaki teknoloji yarışmalarına 730 binden fazla takımın, 1 milyon 600 binden fazla gencin başvurduğunu açıkladı. Bu rakamların Türkiye’nin değişen hikayesini yansıttığını ifade etti.
Bölgedeki çocukların bu değişimin merkezinde yer aldığını dile getiren Bayraktar, Güneydoğu illerindeki gençlerin Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde yapay zeka ve robotik alanlarında eğitim aldığını belirtti. Bayraktar, Şanlıurfa’nın sıcağında dahi bir sistemin sorunsuz çalışabilmesinin, teknolojinin her koşulda işleyebileceğinin bir kanıtı olduğunu söyledi.
Bayraktar, TEKNOFEST’i bir öz güven devrimi ve ‘biz yapamayız’ diyen anlayışa karşı bir başkaldırı olarak tanımladı. Taklitçiliğe ve öğrenilmiş çaresizliğe itiraz eden TEKNOFEST gençliğinin, ‘Biz yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız’ mesajını verdiğini aktardı.
Öz güvenin üretimi, üretimin teknolojiyi, teknolojinin ise bağımsızlığı güçlendirdiğini vurgulayan Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi’nin yalnızca gökyüzünde değil, tarlada, fabrikada, laboratuvarda ve üniversitede de var olduğunu söyledi. Fikirlerin ekonomik değere, hayallerin üretime, projelerin istihdama ve teknolojinin refaha dönüştüğünü belirtti. Hedefin yüksek teknoloji, yerli üretim ve katma değerli ihracat olduğunu ifade etti.
Tarım ve gıdanın stratejik önemine dikkat çeken Bayraktar, TEKNOFEST kuşağının tarımda da yeni bir sayfa açtığını söyledi. Tarımın artık yüksek teknolojili bir alan olması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, yeni nesil milli tarım teknolojileri, yapay zeka destekli çözümler ve genetik biliminin önemine değindi.
Yapay zeka dönüşümünün hızlandığını belirten Bayraktar, bu teknolojinin aklın yerini alan bir rehberden ziyade potansiyeli büyüten bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Teknolojinin karanlık amaçlar için kullanıldığını belirterek, yönünü belirleyenin insan olduğunu ve ahlak ile vicdanın önemini vurguladı. Gayelerinin teknolojiyi insanlığın faydasına kullanmak olduğunu söyledi.
Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, T3 Vakfı’na, Şanlıurfa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, daha adil, müreffeh ve güzel bir dünya inşa etme gayesiyle gençlere seslendi. Kendi ‘Kızıl Elma’larını belirlemeleri, köklerinden güç almaları ve gözlerini geleceğe çevirmeleri çağrısında bulundu. Bilgiyi üretime, üretimi katma değere, katma değeri refaha ve refahı tam bağımsızlığa dönüştürme vizyonunu paylaştı.
Teknolojinin kalbinin Şanlıurfa’da attığını belirten Bayraktar, 4 Ekim’e kadar sürecek TEKNOFEST Güneydoğu’ya tüm milleti ve dost coğrafyaları davet etti. Milyonlarca gencin yarışmalara başvurmasıyla insan kaynağı açısından büyük bir farkındalık oluştuğunu gözlemlediğini söyledi. Savunma sanayii ve yüksek teknoloji geliştiren kurumlarla yapılan görüşmelerde, gençlerin bu alanlara olan ilgisinin ve iddialı işler yapabileceklerine olan inançlarının arttığını belirtti. Bu durumun, işin yarısı olduğunu, çünkü öğrenilmiş çaresizlikle başlanan bir işin baştan kaybedilmiş olacağını ifade etti.
Bayraktar, KIZILELMA’nın yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine gireceğini ve seri üretiminin hızlandığını bildirdi. KIZILELMA’nın, dünyada pek örneği olmayan kabiliyetlere sahip, milli olarak geliştirilen bir savunma ekosistemi ürünü olduğunu ve bunun bağımsızlık adına önemini vurguladı. Türk savunma sanayiinin ambargoları kırdığını ve BAYKAR’ın gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde ettiğini belirterek, savunma sanayisinin diğer kurumlarında da benzer bir yükselişin görüldüğünü ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]